Vitiligo Tedavisi (Mikrofototerapi)

VİTİLİGO

Vitiligo, deride pigment kaybından beyaz alanların görüldüğü, kesin sebebi bilinmeyen bir deri hastalığıdır. En sık yüz, dudak, el, kol, bacak ve genital alanlar olmak üzere başka bir kısmı etkilenebilir. Dünya perisinin% 1’nde görülür ve erkek, kadın ve tüm ırkları eşit etkiler.
Melanin denilen pigment deri, saç ve göz rengini belirler ve melanosit denilen hücrelerde üretilir. Eğer bu hücreler ölürse veya melanin üretemezse, deri daha açık renkli bir hal alır veya tamamen beyaz renkli olur. Bunun neden olduğu bilinmeyen ama 4 ana teori vardır: 1- Melanositlerin hasarına neden olan genetik olabilir 2- Vücudun sistemi sistemi melanositleri parçalayabilir, pigmenti yabancı cisim olarak algılayıp yıkabilir. 3- Anormal öğrenmek öğrenmek öğrenmek melanositleri hasarlayabilecek zehirli maddeler yapabilir 4- Pigment ortaya çıkabilir yıkabilirler. Pigment yapılırken toksik ürünler üretilebilir ve melanositleri yıkanabilir.

Vitiligo tedavisinde kullanılır?

1. Kremler:

Kortizonlu kremler: Yaşa ve tutulum uygun, özellikle erken kullanım kortizonlu kremler faydalıdır. Ancak, uzun süre, Dermatolog kontrolünde olmayan
kullanım ile deride incelme, damarlanma, sivilce, tüylenme gibi birçok yan etki ortaya çıkabilir.
Takrolimus ve pimekrolimus içeren kremler: Tedavide dermatolog kontrolünde kullanılabilir.

2. Fototerapi (Işık tedavisi):

 Ultraviole monitörünün farklı dalgaboyları aynada tedavidir. En sık PUVA, lokal PUVA ve dar bant UVB tedavileri kullanılır. Fototerapi mutlaka Dermatolog kontrolü altında yapılmalıdır. Solaryum kozmetik amaçlı kullanılan bir cihazdır, asla tedavi amacı ile kullanılmamalıdır, yanık deri kanserine kadar pekçok sebep olabilir.

3. Greftleme:

Sağlam deri alanından vitiligo olan alana deri nakli çok az dağlanmış olabilir ve birçok taş işlenmiştir. Tedavide tam pigmentasyon da oluşmaz.

4. Depigmentasyon tedavisi:

Ciddi tutulumu olan aşağıda en iyi çözüm ciltte kalan pigmentin giderilmesi ve derinin daha beyaz hale getirilmesidir. Monobenzileter denilen kimyasal ile yapılır. Bu tedavinin tamamlanması yaklaşık 1 yılı alır. Pigment kaybı kalıcıdır.

5. Güneşten korunma:

Vitiligodaki beyaz alanlar yanabilir, bu yüzden güneş koruma faktörü içeren koruyucu kremler kullanılmalıdır. Sadece denize girerken krem ​​uygulaması yeterli olmamaktadır. Güneşlenme doktorunuzun önerdiği süre ve

Fototerapi nedir?

Belirli dalga boyundaki ultraviyole ışınlarının (UVB) kullanıldığı bir tedavi yöntemidir. Bu ışınlar, güneş ışığı içerisinde de yer almaktadır.

Bu tedaviyi almamın sebebi nedir?

Bu yöntemin, başlıca sedef, vitiligo, ekzema, kronik kaşıntı olmak üzere, pek çok deri hastalığının tedavisinde yararlı olduğu gösterilmiştir.

Bu tedaviyle hastalığım tamamen geçecek mi?

Bu tedavi ile hastalığınız tamamen yok edilemeyebilir, ama var olan hastalık bulguları iyileşir, yeni lezyonların oluşumu azalır ve belirgin bir düzelme sağlanıp kontrol altına alınabilir. Tedavi sayesinde hastalıksız bir yaşama kavuşabilirsiniz. Tüm hastalarda tamamen iyileşme gerçekleşmeyebilir. Genellikle düzelme sağlandığında tedavi sonlandırılır. Bazen giderek azalan sıklıkta devam tedavisi (idame tedavi) uygulanabilir.

Ne kadar süre tedaviye geleceğim?  

Ortalama tedavi süresi genellikle 2-3 aydır. Bu süre vitiligoda, 6-18 ay arasındadır. Toplam tedavi süresi, hastadan hastaya değişebileceği için, sorumlu doktorunuz, hastalığınızın tedavisi için gerekli ortalama süre konusunda size bilgi verecektir. Tedavi programınız, hastalığınızın yaygınlığı, sosyal durumunuz ve ünitedeki hasta yoğunluğuna göre aralıklı olarak, haftada 2, 3 veya 4 seans şeklinde uygulanacaktır.

Bu tedavi nasıl uygulanır?

Tedavi seansları sadece birkaç saniyelik ışık maruziyeti ile başlar ve süreler her seansta kızarıklık, kaşıntı gibi çeşitli kriterler göz önüne alınarak kademeli olarak artırılır.
Tedavi kapalı bir kabin içerisinde yapılacaktır. Kabin kapısı kilitli olmayacağı için istediğiniz an çıkabilirsiniz. Tedavi sırasında UV’nin tüm vücudunuza eşit olarak dağılabilmesi için kabinin ortasında durmanız gerekmektedir.

Tedavi boyunca herhangi bir ilaç kullanabilir miyim?

Tedaviye başlamadan önce doktorunuz kullanmakta olduğunuz ilaçları soracaktır. Lütfen ilaçlarınızı eksiksiz söylemeye çalışınız. Tedaviniz süresince, kullanmakta olduğunuz ilaçlarda herhangi bir değişiklik yapılması veya yeni bir ilaç kullanmanız gerekirse, mutlaka size tedavi uygulayan hemşirenize veya doktorunuza haber veriniz. Bunun sebebi, bazı ilaçların derinizin ışığa olan hassasiyetini artırabilmesi ve kolay kızarmasına yol açabilmesidir. 

Krem sürebilir miyim?

Fototerapi, güneşe benzer şekilde, derinizin kurumasına yol açacağından, tedavi süresince doktorunuzun önerdiği nemlendiricileri düzenli sürmeniz çok önemlidir.
Tedavi edici kremler ise, gerektiğinde, doktorunuz tarafından size önerilecektir.

Nelere dikkat etmeliyim?

Tedavi günlerinde, traş losyonu, kolonya, parfüm veya kokulu kozmetikler kullanmayınız. Bunlar derinizin ışığa olan hassasiyetini artırabilir. Tedaviden çıktıktan sonra ve tedaviye girilmeyen günlerde, güneş gören bölgelere güneş koruyucu krem (en az 30 koruma faktörlü)  sürülmelidir. Şapka ve benzeri giyeceklerle vücudun açıkta kalan kısımları güneşten korunmalıdır. Tedavi günlerinde güneş altında bulunmamalı, hastaneye gelme ve gitme dışında güneşte kalmamaya özen gösterilmelidir. Tedavi süresince yapay (solaryum) veya doğal (güneş banyosu) ek ışık uygulaması yapılmamalıdır. Yüzünüzde tedavi gerektiren bir belirti yoksa kabin içindeyken beyaz bir havlu ile yüzünüzü kapatabilirsiniz. Erkeklerde genital bölgenin, uzun süreli olarak, korunmaksızın UV ışığına maruz kalması genital kanser oluşum sıklığında artışa neden olabilmektedir. Genital bölge bu ışınlara daha duyarlı olduğu için, tedavi esnasında genital bölge korunmalıdır. Bu nedenle tüm erkek hastaların tedavi esnasında koruyucu atletik iç çamaşırı giymeleri ve alüminyum folyo kullanılarak bu bölgenin korunması gerekmektedir. Bu çamaşırın tüm tedavi süresince aynı olması gereklidir. Farklı tip iç çamaşırı giyilmesi, yanık oluşmasını kolaylaştırabilir.   Kadın hastalarda, tedavi esnasında meme başları kapatılmalıdır. Tedavi sırasında, doktorunuzun işaret ettiği ben ve yara izleriniz flasterle kapatılmalıdır. Eğer tüm derinizin ışık görmesi gerekmiyorsa, sadece belirli alanlara ışık tedavisi alacaksanız, lütfen tedaviye geldiğiniz günlerde giydiğiniz kıyafetlerin benzer olmasına çalışınız (örneğin, sadece kollar ve bacaklar açık kalacaksa, kıyafetlerinizi, hep aynı yerleri açıkta bırakacak şekilde seçiniz)     Sık sık uçuk çıkarıyorsanız, tedavi öncesi dudaklarınıza güneş koruyucu sürünüz. Uzun saçlı iseniz, saçlarınızı toplayınız. Alın bölgenizin de ışık görmesi gerekiyorsa, bir taç ya da bant takabilirsiniz.  UV ışığı, gözlerinize zarar verip katarakt riskini arttırabilir. Ancak bu durum UV korumalı gözlüklerin kabin içerisinde iken kullanılmasıyla önlenebilmektedir. Göz kapaklarınızın, göz çevrenizin de ışık görmesi gerekiyorsa (bu alanlarda da belirtiler varsa) doktorunuzla konuşarak, gözlüksüz, gözlerinizi kapatarak tedavi alabilirsiniz.  Katarakt veya deri kanseri hastaları (melanom dahil) sorumlu hekime bilgi vermelidir. Tedavi sürecinde belirli aralarla sorumlu hekim tarafından, hastalığınızın seyri, tedavinin etkinliği ve yan etkiler açısından muayeneniz yapılacaktır ve uygun görüldüğünde gerekli tetkikler istenilebilecektir. Üniteden sorumlu öğretim üyesi ve sorumlu hekimin yapacağı konseyde muayeneniz yapılacak ve tedavi süreciniz yeniden değerlendirilecektir.

Tedaviye düzenli gelemezsem, bazı günler aksatırsam ne olur?

Hastalığınızın düzelmesi, tedavinin düzenli sürdürülmesiyle yakından ilişkilidir. Tedavi mümkün olduğunca aksatılmamalıdır. Ara verilecekse sorumlu hekime bilgi verilmelidir.

Tedavinin yan etkileri nelerdir?

Tedavi süresine bağlı olarak, ten renginiz koyulaşacaktır. Ten renginiz, tedavinin kesilmesinden sonra, zaman içinde eski haline dönecektir. Tedavi süresince, kaşıntı, güneş yanığına benzer kızarıklık, ciltte kuruluk, çillenme görülebilir. Şiddetli kızarıklık ve deride su dolu kabarcıkların gelişmesi, tedaviye ara vermenizi gerektiren durumlardır. Bunların olması durumunda tedaviden sorumlu hekime bilgi verilmelidir. Uzun süren tedavilerde, deride kuruluk, lekeler, kırışıklık gibi deri yaşlanması bulguları ortaya çıkabilir. Bu tür hastalarda deri kanseri gelişimi riski daha yüksek olabilir. Deri kanseri riskinde artış, tüm yaşamınız boyunca fototerapi veya güneş ışığı nedeniyle maruz kaldığınız toplam ultraviyole B ile ilişkilidir. Özellikle tüm yaşamı boyunca 300 seanstan fazla ultraviyole B tedavisi alan kişilerde bu risk artmaktadır.  UV ışığı, lupus eritematozus gibi ultraviyole ışığına hassasiyet ile seyreden bazı hastalıkların alevlenmesine neden olabilmektedir. Bazı kişilerde uçuk enfeksiyonlarının sıklığında artış, ağızda aftlar, ayak bileklerinde şişmeler, kıllanma artışı ve tırnak bozulmaları olabileceği bildirilmekle birlikte bu yan etkiler oldukça nadir görülmektedir.